Tem 22

Dünya Benzeri Gezegenler

Sürekli şöylesi böylesi bulundu, ilk defa fotoğraflandı, Dünyanın ikizi vb. haberlerini görüyoruz. İşin aslı bu ne ilk ne de son. Çünkü bahsettiğimiz gözlemlenebilir evrenin 14 milyar ışık yılı olduğunu ve kimi kaynaklara göre %4 kimi kaynaklara göre de %5’ini bildiğimizi düşünürsek dünyayı andıranını da bulabiliriz tek veya çift yumurta ikizini de… Sonuçta bu büyüklük, insanları araştırmalarda hep bir adım sonrasını sorgulatan ve merak ettiren özelliktir… Gel gelelim bahsi geçen benzer dünyalarda bulunması gereken birkaç özelliğe. Öncelikle en önemlisi su. Atmosferi, manyetik alanı ve güneşe olan konumu söylenebilir. Bunlara uyum sağladığı anlaşılan keşfedilmiş birkaçından bahsetmek istiyorum.

1-PROXIMA CENTAURI B:

Artist’s_impression_of_Proxima_Centauri_b_shown_hypothetically_as_an_arid_rocky_super-earth

Proxima Centauri b, bir Güneş dışı gezegen olup Güneş’e en yakın yıldız olan kırmızı cüce Proxima Centauri etrafındaki yörüngesi yaşanabilir bir bölgede yer alıyor. Dünya’dan 4,2 ışık yılı (40 trilyon km) uzaklıkta bulunan gezegen, Erboğa takımyıldızının içerisinde yer alıyor. Güneş Sistemi’ne bilinen en yakın Güneş dışı gezegen olma özelliğine sahip Proxima Centauri b, muhtemelen yaşanabilir bir bölge olarak adlandırılıyor. 11 günde bir aynı konumdan geçen Proxima Centauri b, bu sayede bilim insanları tarafından kolay bir şekilde gözlemlenebiliyor. Dünya’da biraz daha soğuk olan bu gezegen kendi atmosferine sahip olmasıyla oldukça dikkat çekiyor. Gezegenin varlığına ilk işaretler 2013’te Mikko Tuomi tarafından arşivlenmiş rasat verilerinde bulundu. Verilerin doğru olup olmadığını belirlemek için ise Avrupa Güney Rasathanesi, Soluk Kırmızı Nokta adlı uzay görevini 2016 yılının Ocak ayında başlattı. Söz konusu görevin başlamasından 7 ay sonra Proxima Centauri b‘nin varlığı bilim insanları tarafından onaylandı. Proxima Centauri b gezegeninde yaşamın olup olmadığı henüz tespit edilebilmiş değil. Ancak gezegen Dünya’ya en çok benzeyen ve yaşamın olabileceği bir yer olarak adlandırılıyor.

Avrupa Güney Rasathanesi, gezegenin atmosferinde yaptığı bilimsel çalışmaların verilerine dayanarak, gezegende Dünya’dakine benzer sıcaklıkların hüküm sürdüğünü ve çok daha ılıman bir çevreye sahip olduğunu açıkladı. Bilim insanlarına göre Proxima Centauri b’nin sahip olduğu atmosfer, ısıyı gezegenin diğer taraflarına taşıyabilecek kadar yoğunsa, gezegenin büyük bir bölümü muhtemelen yaşanabilir bölgeler arasında yer alıyor.

Bilim insanlarının yaptığı hesaplamalara göre,  gezegenin ilk meydana geldikten sonraki ilk 100-200 milyon senede aldığı radyasyondan dolayı, bir okyanus kadar su kaybetmiş olabileceği söyleniyor. Güneş patlamaları nedeniyle gezegenin atmosferinin bozulduğunu savunan bilim insanları, bu nedenle yüksek radyasyonun gezegende hüküm sürdüğünü ifade ediyor. Peki Proxima Centauri b‘de bu kadar yüksek radyasyon varsa, bilim insanları bu gezegende nasıl yaşamın olabileceğini savunuyor?

Yüksek radyasyon, gezegende her ne kadar insan yaşamını tehdit etse de diğer canlıların yaşamasına engel değil. Bilim insanları, 4 milyar yıl önce de Dünya’nın Güneş’ten gelen yoğun radyasyona maruz kaldığını, ancak bu radyasyonun Dünya yüzeyine oldukça az etki ettiğini söylüyor. Milyarlarca yıl önce yoğun radyasyona maruz kalan Dünya’da şu an yaşam varsa Proxima Centauri b‘de neden olmasın? Buna ek olarak dünyadaki organizmalar, koruyucu pigmentler ve gelişmiş DNA tamir molekülleri gibi radyasyona karşı korunmak için çeşitli biyolojik mekanizmalar kullanıyor. Araştırmacılara göre Proxima Centauri b‘nin yüzeyinde bile yoğun radyasyon bulunuyorsa, bu organizmalar bir şekilde gezegende yaşıyor olabilir.

Gezegenin yüzey sıcaklığı eksi 39 santigrat derece olarak tahmin ediliyor. Bu sıcaklığın kutup bölgelerinde yükselebileceğini öngören bilim insanları, gezegende hala sıvı suyun bulunabileceğini iddia ediyor.

2-KEPLER – 438 B

earthlike planet_0

Kepler 438b, Dünya’dan 470 ışık yılı uzaklıkta bulunan bir gezegen. Bizlerden bu kadar uzak olmasına rağmen Dünya’ya son derece benzeyen bu gezegen, Lyra adındaki bir takımyıldızında bulunan Kepler 438 isimli kızıl cüce yıldızın yörüngesinde bulunuyor. Kepler 438b’nin Kepler 438’e olan uzaklığı, gezegenin yapısı ve boyutları, NASA tarafından bu gezegene “Dünya’nın ikizi” denmesini sağladı. Benzerlik bakımından Earth Similarity Index‘e (Dünya Benzerlik Göstergesi) göre Dünya’ya en çok benzeyen gezegen olarak ilan edilen Kepler 438b, 0.88 ESI değerine sahip. Mars’ın 0.697, Merkür’ün 0.596, Venüs’ün ise 0.444 değere sahip olduğu bu göstergede Kepler 438b’nin Dünya’ya ne kadar çok benzediğini tahmin edebilirsiniz. Bizlerden oldukça uzakta bulunması nedeniyle keşfinin üzerinden aylar geçtikten sonra incelemeleri tamamlanabilen Kepler 438b, bir gün bir şekilde oraya varmayı hayal eden bizler için pek uygun olmayabilir. Bunun nedeni gezegenin incelemelerinin bir bölümünü bitirmiş olan NASA tarafından “şiddetli rüzgarlar” olarak açıklandı. Gezegende oluşan şiddetli rüzgarların nedenini kısaca açıklamak gerekirse gezegenin atmosferik yapısında bulunan sodyumun, konumu bakımıyla bir bölümü daha fazla ısınan Kepler 438b’de hızlı bir şekilde hareket etmesi. Atmosferinde bolca bulunan sodyum elementinin, Kepler 438b’de yaşanan gece ve gündüz döngülerinde gezegende bir döngü yaşadığı keşfedildi. Bu döngü, kendiyle birlikte hava akımını da başlatan sodyum elementinin gezegende çok güçlü rüzgarlar oluşturduğunu ortaya çıkarttı. Bilim adamlarının hesaplamalarına göre bu rüzgarların hızı, saatte 8500 kilometre. Saatte 8500 kilometre hızla esen bir rüzgar, saate yaklaşık 350 kilometre hıza sahip olan kasırgaların verdiği hasarın kaç katına neden olabilir? Bu kıyaslamada artık tamamen bizim hayal gücümüze kalmış.

3- KEPLER – 186 F

Kepler186f-ArtistConcept-20140417

Kepler-186f, Dünya‘dan yaklaşık olarak 500 ışık yılı uzaklıkta bulunan kırmızı cüce yıldız Kepler-186 yörüngesindeki bir ötegezegendir. Kepler-186f, başka bir yıldızın yaşama elverişli bölgesinde keşfedilen, Dünya ile benzer yarıçapa sahip ilk gezegendir. Daha önce yaşanabilir bölgelerde gezegenler bulunmuş olsa da, bu gezegenlerin boyutları Dünya’dan en az yüzde 40 daha büyüktü ve yapılarını anlamak zordu. Kepler-186f Dünya’ya daha çok benziyor. NASA’nın Washington’daki yönetim ofisinde Astrofizik Bölümü direktörü olan Paul Hertz şöyle diyor:

‘’Kepler-186f’nin keşfi gezegenimize benzer dünyalar bulabilmek için çok önemli bir adım. NASA’nın gelecekteki hedefleri, Güneş Sistemi Dışındaki Gezegenlere Düzgeçiş İnceleme Uydusu ya da James Webb Uzay Teleskobu gibi, Güneş Sistemi dışındaki en yakın kayalık gezegeni bulmak, oluşumunu ve atmosfer koşullarını tespit etmek ve insanlığın tam olarak Dünya benzeri gezegenler bulma arayışını devam ettirmek olacak.‘’

Kepler-186f, yörüngesinde olduğu yıldızın etrafındaki dönüşünü 130 günde tamamlıyor ve yaşanabilir alanının dış kısmına yakın yer aldığı yıldızından Dünya’nın Güneş’ten aldığı enerjinin üçte birini alıyor. Kepler-186f’nin yüzeyinde, yıldız en yüksekteyken görülen parlaklık, ancak Güneş’imizin batmadan bir saat önceki görünüşündeki parlaklık kadar oluyor. Ames’te Bay Area Çevresel Araştırma Enstitüsü’nde araştırmacı bilim insanı olan, çalışmanın yardımcı yazarı Thomas Barclay şöyle diyor:

‘’Gezegenin yaşanabilir alanda olması o gezegende kesinlikle yaşam olacağı anlamına gelmiyor. Gezegenin sıcaklığı, gezegenin sahip olduğu atmosfere göre çok büyük ölçüde değişir. Kepler-186f’yi Dünya’nın ikizi gibi değil de, kuzeni olarak düşünebiliriz. Dünyayı andıran pekçok özelliği var.’’

PlanetYazar: @GözdeDOĞRU

About the Author:

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: