May 14

EINSTEIN VE İZAFİYET TEORİSİ

İzafiyet Teorisi Albert Einstein tarafından ortaya atılan bir fizik kuramıdr. İzafiyet teorisi zamanın izafi olduğunu ve göreceli olduğunu belirtir. Einstein’in ”E=mc²” formülü de bu teoriyi destekliyor. Formülün açılımı “Enerji = Kütle x Işık hızının karesi”dir. Bu formül   kütle ve enerjinin aynı fiziksel varlık olduğunu ve birbirlerine dönüşebileceklerini açıklar. Kısacası izafiyet, Einstein’in dediği gibi “bir adamın güzel bir kadının yanında geçirdiği bir saat ona bir dakika gibi gelir ama aynı adamı bir sobanın üzerine oturttuğunuz zaman bir dakika ona bir saat gibi gelir” örneği ile açıklanabilir. Einstein dünyanın üç boyutlu yapısına zamanı da ekleyerek dördüncü bir boyut kazandırdı.

İzafiyet Teorisi özel ve genel görelilik olarak ikiye ayrılır.

ein

Özel Görelilik Teorisi

Albert Einstein’in 1905 yılında, Annalen Der Physik dergisine yazdığı “hareketli cisimlerin elektrodinamiği üzerine” adlı makalesi bunu açıklamıştır. Einstein’a göre zaman, mekan ve hareket birbiriyle bağımlıdır. Özel görelilik teorisinde; cisim-zaman/zaman-cisim, hareket-mekan/mekan-hareket bağlantısı vardır. Özel görelilik teorisi, uzaklığın ve zamanın gözlemciye bağlı olarak değişebileceğini ifade ederken Newton’un mutlak uzay zaman kavramını anlamsızlaştırır. Uzay ve zaman gözlemciye bağlı olarak farklı algılanabilir. Özel görelilik teorisinin özel olarak anılmasının sebebi  görelilik ilkesinin yalnızca eylemsiz gözlem çerçevesine uygulanış şekli olmasından kaynaklanır. Dolayısıyla, Einstein tüm gözlem çerçevelerine uygulanan ve yer çekimi kuvvetinin etkisinin de hesaba katıldığı Genel Görelilik Teorisini geliştirmiştir.

Genel Görelilik Teorisi

1916 yılında Albert Einstein tarafından tanımlanmıştır. Genel görelilik teorisi özel görelilik teorisine göre ivme ve güçlü kütle çekim kuvvetinin var olduğu sistemlerle ilgilenir. Genel görelilik Newton’un evrensel kütle çekim yasası ile özel göreliliğin genişletilerek, kütleçekimin uzay-zaman veya uzay-zamanda etkilerinden bahsetmektedir. Bu teoriye göre uzay, zamanı da içine alan, yoğun kütle tarafından eğilmiş, dört boyutlu bir yapıdır. Genel göreliliğin bugüne kadar sunduğu tüm önermeleri deneylerle doğrulanmıştır. Büyük bir yıldızın ömrünün sonuna gelmesi durumunda içine çökerek karadelikler oluşturması, genel görelilik prensibine dayalı bir olaydır. Bu teoride Einstein Dünya gibi büyük gök cisimlerinin kendi eksenleri etrafında dönerken uzayı ve zamanı büktüğünü söylemiştir. Işık hızına çok yakın hızlarda seyahat etmeyi başarırsanız ya da kütle çekim kuvvetinin çok yüksek olduğu bir maddenin, gezegenin veya karadeliğin çok yakınında bulunursanız, zaman sizin için yavaşlamaya başlar. Fizikçilerin en önemli fenomenlerinden ikizler paradoksu da bu durumun basit bir şekilde açıklanması için sıklıkla kullanılır.

ss

İkizler Paradoksu

Işık hızına yakın hızlardaki hareketleri inceleyen Özel Görelilik, İzafiyet Teorisi’ni açıklarken ikizler paradoksuna sıkça başvurur. Örneğin aynı yaşta iki kardeş olsun Fatma ve Sudan. Fatma bir uzay aracına binip ışık hızına yakın bir hızda uzayda belli bir süre seyahat etsin. Sudan da dünyada kalsın. Bu durumda Fatma dünyaya döndüğünde kendisi için zaman yavaş aktığından Sudandan daha genç olacaktır. Bu duruma ikizler paradoksu denir. Burada, ışık hızına yakın bir hızda gidildiğinde zamanın büküldüğünü söylemek mümkün ama şunu bilelim ki evrendeki hiç birşey, ışıktan daha hızlı değildir.

Planet Yazar: @FezaFatma

About the Author:

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: