Şub 3

Mars’ı Nasıl Dünya’laştırırız?

Yaşamın ilk zamanlarından bugüne kadar insanlar için dünyadan başka gezegenlerin var olup olmadığı, uzayın derinlikleri merak konusu olmuştur. Bilimsel çalışmalar ve elimizde ki teknolojik imkanlar geliştikçe gezegenlerin varlığı saptanmış ve bu gezegenlerde yaşam olup olmaması veya yaşam için elverişli olup olmadığı araştırılmıştır. Bugün ise bilim insanları diğer gezegenleri yapay yollarla yaşam için elverişli hale getirmek için çalışmalar yapmaktadır.

Günümüzde bu çalışmaya en uygun gezegenin, Mars olduğu düşünülmekte.

mars-besik-gibi-sallaniyor-692691-5

Görsel 1: Mars Gezegeni

Mars, Kızıl Gezegen olarak da adlandırılmaktadır. Bunun sebebi; kayaların içinde bulunan demirin oksijenle tepkimeye girerek demir oksidi oluşturmasıdır. –halk arasında ki adı ile; paslanma- Mars diğer gezegenlere kıyasla Astronotlar’ın ulaşımı açısından daha elverişlidir ancak buna karşın Mars’ta güneş rüzgarları mevcuttur. Zaten Astronotlar’ın Mars’a yolculuk yapması için önümüzde yaklaşık 12 yıl gibi bir zaman dilimi var. Mars’a ilk Astronot gönderme işleminin 2030’da yapılması planlanıyor.

Mars, Dünya ile aynı zamanda, yaklaşık 4,5 milyar yıl önce şekillenmiştir. Hızlı bir şekilde soğuyarak kalın bir yer kabuğu oluşturmuştur. Mars; kükürt, demir sülfat, silikat kaya açısından oldukça zengin bir gezegendir. Bazı özellikleri bakımıyla Mars, bilim insanlarının her zaman araştırmayı arzuladığı değerde bir gezegen olmuştur. Öyle ki bunun için 1996 yılında Mars’a, NASA’nın Soujourner yani Misafir adını verdiği bir robot araç yollanmıştır. Soujourner, bir mini laboratuvar olarak düşünülebilir. Bünyesinde çeşitli ölçüm araçları bulundurur. Soujourner, Mars’ta yaklaşık 100 metre yol almış ve yaklaşık 1 yıl sonra devre dışı kalmıştır. Bunun sebebi; aküsünün özellikle Mars’taki soğuk gecelere dayanamamasından kaynaklanmaktadır.

Soujourner, Mars’ın yeryüzü analizleri için NASA’ya çok net sonuçlar göndermiştir. Soujourner’den sonra 10 Haziran 2003 tarihinde NASA’nın Spirit yani Cesaret adını verdiği araç Dünya’dan, Mars’a yollanmıştır. Spirit’in devre dışı kalma sebebi ise Mars’ta kumlu bir araziye takılıp güneş ışığını alacak şekilde kendini ayarlayamamasından kaynaklanmaktadır. Bu ısı eksikliği onun iç aksamalar yaşamasına sebep olmuştur. Çünkü Mars’ta -55 derece soğuk, alınamayan güneş ışığı ile birleşince Spirit devre dışı kalmıştır. Spirit, 7730 metre mesafe kat etmiştir ve bu süre boyunca çok sayıda kimyasal analizi Dünya’ya göndermiştir. Spirit’ten sonra NASA tarafından onun ikiz kardeşi olarak tanımlanan; Opportunity yani Fırsat, Spirit’in peşi sıra yaklaşık 27 gün aralıkla Mars’a doğru yolculuğuna başladı. Opportunity’nin de amacı bir zamanlar su yatağı olduğuna inanılan bölgeleri test etmekti. Opportunity de hatırı sayılır kimyasal analizlere imza attı. Opportunity’den sonra Curiosity yani Merak adı verilen keşif aracı, 6 Ağustos 2012’de Mars’a gönderildi. Curiosity’nin amacı, kader arkadaşlarından çok daha farklıydı. Curiosity’e verilen en büyük görev; Mars’ta yaşam olup olmadığını ya da yaşam olma ihtimalinin ne olduğunu tespit etmekti. İlk kez 2013’te Mars’ın yaşanılabilir olduğuna dair sinyaller yolladı. Birçok kimyasal analiz gerçekleştirdi ve hiç hesapta olmayacak şekilde karmaşık organik maddelere rastladı. Daha sonra Mars çevresinin insan yaşamı için uygun olup olmadığını araştırdı. 15 dakikada bir radyasyon ölçen mekanizması NASA’ya, Mars’ın radyasyon miktarının insan yaşamı için uygun noktada olduğunu analiz etmesini sağladı. Curiosity’den sonra gönderilen InSight da şu an araştırma görevini sürdürmektedir. Peki tüm bu sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda, Mars’ın yaşanılabilir bir gezegen konumuna getirilmesi için bilim insanları hangi yöntemleri hedeflemektedir?

mars-rover-curiosity--1140x694

Görsel 2: Curiosity Keşif Aracı

Mars’ı yaşanılabilir bir gezegene dönüştürmenin en basit yolu atmosfere metan (CH4) gazı ve diğer sera gazlarından enjekte etmektir. Bu nokta da aklımıza “Peki neden özellikle metan gazı?” sorusu gelmesi olağandır. Hepimizin bildiği gibi metan, karbondioksitten (CO2) daha etkili bir sera gazıdır. Bu özelliği doğrultusunda metan gazı güneş ışığını tutabilir ve Mars’ın yüzey sıcaklığını buzun erime noktası üzerine yükseltebilir. Sonunda Mars yaşanılabilir sıcaklığa ulaşır. Metan gazı yanında; amonyak ve kloroflorokarbonlar da enjekte edilebilir. Bu enjekte işlemleri sonucunda Mars’ın yaşanılabilir atmosfere ulaşması sağlanır. Sıcaklığın yükselmesiyle birlikte donmuş halde bulunan yer altı tabakaları ilk kez çözünmeye başlar. Bu donmuş tabakaların erimesiyle birlikte nehir yatakları su ile dolmaya başlar. Atmosfer kalınlaşmaya başlar. En sonunda Mars’ta göller ve hatta okyanuslar yeniden oluşmaya başlar. (Mars’taki su yoksunluğunu sona erdirecek bir yöntem.) Bu sayede daha fazla CO2 serbest kalır ve pozitif bir geri besleme başlayacaktır.

Aslında Mars yüzeyinden 2009 yılında metan gazının hiçbir yapay etki olmaksızın sızdığı keşfedildi. Metan gazı doğal olarak organik maddelerin çürümesiyle çevreye yayılır. Fakat Mars için düşündüğümüzde bu metan gazı sızmasının neden jeolojik süreçlerin bir etkisi sonucu olduğu düşünülebilir. Mars’taki metan gazının doğal kaynağı bulunabilirse bu gazın miktarı arttırılabilir dolayısıyla atmosfer değişimi doğal yoldan mümkün olabilir.

Bir başka yöntem olarak; bir kuyruklu yıldızı Mars yüzeyine saptırmak olabilir. Kuyruklu yıldızlar, su buzundan yaratılmışlardır ve periyodik olarak Güneş Sistemi boyunca çok hızlı bir şekilde hareket ederler. Bir kuyruklu yıldızı Mars’a yeterince uzaklıkta iken, bir roket motoru yardımıyla hafifçe iterek, bir keşif robotunu ona çarptırarak ya da bir uzay gemisinin kütle çekim kuvvetini kullanarak onu yörüngesinden saptırmak mümkün olabilir. Bu sayede kuyruklu yıldız, Mars yüzeyine doğru ilerlerken atmosfer içinde sürtünme kuvvetine maruz kalacak, bu sürtünme kuvveti kuyruklu yıldızı yavaşça parçalayacak ve bu sayede atmosfer için buhar fazında su bırakılacak. Aslına bakılırsa bunun yerine bir kuyruklu yıldızı, Ay’ı ya da bir göktaşını kontrollü şekilde Mars buzullarına çarptırmak da bir başka yöntem olabilir. Mars’ın kutup bölgeleri yaz aylarında donmuş CO2 ve buzullardan oluşmaktadır. Eğer buzullara kuyruklu yıldız, Ay ya da göktaşı çarparsa çok fazla sıcaklık serbest kalır ve bu kuru buz buharlaştırılabilir. Yani sonunda Mars’ta serbest halde CO2 bulunur. Bu, küresel ısınmaya sebep olur ve atmosfer kalınlaşır.

Diğer bir yol da; Mars buzullarına doğrudan nükleer bomba patlatmak olsa da bu pek tercih edilmemesi gereken bir yöntem olarak görülmelidir. Çünkü oluşacak sıvı suyun içinde radyoaktif serpintiler bulunur ve bilindiği üzere radyoaktif maddeler insan sağlığı için zararı oldukça yüksek maddelerdir. Bunun yerine kutup buzullarını eritecek bir füzyon reaktörü yapılabilir. Füzyon reaktörlerinin temel yakıtı sudur ve Mars’ta fazla donmuş su bulunmaktadır.

Bilim insanları Mars’ın yüzeyini ısıtmak için gezegeni çevreleyen Güneş uyduları inşa etmeyi düşündüler. Böylelikle Mars’ın yüzeyi ısınmış olacak bir süre sonra donmuş tabaka eriyeceğinden doğal olarak kendini ısıtacaktır.

Bu gibi yapay yollarla Mars’ı yeni evimiz yapabiliriz. Bize lazım olan yalnızca zaman… Çünkü biliyoruz ki Fizik için imkansız diye bir şey söz konusu olamaz

Kaynakça:

Michio Kaku / Odtü Yayınları / Olanaksızın Fiziği

NASA ( Aeronautics and Space Administration)

PlanetYazar: @SultanKış

 

About the Author:

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: